Geçtiğimiz haftasonu yemekte bir farklılık olsun istedik. Olsun ama ne yapalım derken Faruk’un tavsiyesi üzerine Fatih Sur Ocakbaşı’na doğru yola çıktık. Mekan Fatih İtfaiyesi’nin orada.

Gitmeden önce internetten bir araştırma yaptım. Hakkında genelde iyi olmak üzere (örnek) bir kaç yazı okudum. Bunun sonucunda beklentilerimi yükselterek gitmiş oldum.

sactava

Adana için sıradışı İstanbul için ise klasik bir ocakbaşı dizaynı karşıladı bizi. Yine Faruk’un önerisi ile ve mekanın özel yemeklerinden olduğu için Sac Kavurma tercih ettik. Öncesinde de bir çiğ köfte tadalım istedik. Çiğ köfteyi yerken de ip kopuverdi. Marulun iyi temizlenmemiş olduğu yaprağın üzerindeki böcekten belli oldu. İlginç olan ise garsonun böceği oldukça normal karşılamasıydı. Bizim için Varan-1 oldu.

Muhabbete devam ederken sac tava geldi. Gelen lavaşların soğuk olması Varan-2, sac kavurmadaki aşırı yağ ise bizim için Varan-3 oldu.

E Faruk da utanmış olacak ki hesabı öderken “Beni misafirlere mahcup ettiniz” deyip şikayetini iletti. Garsonunda ağzında yuvarlayarak da “Aslında herkes aksini söylüyor” mırıltısı… Hatta biz kapıdan çıkarken iki çalışanın kendi aralarında dalga geçer ifadeyle “Adamı misafirlere mahcup etmişsin” demesi, ötekinin pişkin pişkin “Öyle olmuş ya” cevabını vermesi, üstüne üç kişi için ödedeğimiz fiyat da mekanın bizim için bittiği ve bir daha kapısından girilmeyecek ve tavsiye edilmeyecek yerler arasına girmesini sağlamıştır.

Notum 5 üzerinden 1 oldu. Bu 1 puanı da ayrana verdiğimi belirteyim.

Hiç de o kadar övmeye gerek yokmuş diyorum. Güngören Bağdat Ocakbaşı’na (Cezayir’in Yeri) gider mis gibi kebabımızı yer, en azından Sur Ocakbaşı kazığını da yemezdik. Bağdat Ocakbaşı’nada başka bir yazıda değinirim.